BDDK 10. Kuruluş Yıldönümü Konferansı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 10. Kuruluş Yıldönümünü kutladı. 16 Eylül 2010 tarihinde Ankara'da BDDK tarafından düzenlenen 10. Kuruluş Yıldönümü Konferansında "Geçmişten Geleceğe Bankacılık Türk Bankacılık Sektörü" tartışıldı.
Konferans Programı
Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan'ın Konuşması
BDDK Başkanı Sayın Tevfik Bilgin'in Konuşması
Konferans Fotografları
Konferans Kitabı
Takvim Gazetesi 9 Ekim 2010
Büyüme, İhracat, Kur Üçgeni
Sanayi üretiminde Ağustos ayına ilişkin rakamlar geçen yılın aynı dönemine göre % 7.4'lük beklentilerin oldukça üzerinde, % 11 oranında arttı. Bu artışta ihracatın çok önemli payı bulunmakta. Özellikle ara malı ve yatırım malı üretimindeki istikrarlı artış devam etmekte. Buna göre sanayi üretiminin son dönem bilançosuna baktığımızda 2009 yılının ilk sekiz ayında üretim % 16, 2010'un aynı döneminde % 13.9 arttı. Takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış üretim de % 2.7 ile Ekim 2009'dan sonraki en hızlı aylık artışı kaydetti. Bu oran üretimin Haziran 2008'den sonra en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Üretimin kaynaklarına baktığımızda ara malı üretimi çift haneli artışını sürdürürken, yatırım malı üretimin hız kazandığını görmekteyiz. Temmuz-Ağustos verileri, üçüncü çeyrekte büyümenin % 6 civarında olabileceğine işaret ediyor.>>>>>
Takvim Gazetesi 6 Ekim 2010
Moody's Daha İyisini Yapmalıydı
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemde yaptığı ve doğal davranış haline getirdiği en önemli hataları not düşürme konusunda hızlı, not artırım konusunda ise yavaş olmaları.Kimileri buna temkinli iyimserlik, kimileri ise yanlışlar doğrulardan daha kolay görülür diyebilir. Ancak temel bir gerçek var ki, kredi derecelendirme kuruluşlarının ana misyonu küresel ekonomide fonların güvenli şekilde hareket etmesini sağlamaktır. Yatırımcıların doğru karar almalarında bu notlara bakabilmeleri küresel sermayenin daha güvenli hareketini sağlayacaktır.>>>>>
Takvim Gazetesi 2 Ekim 2010
Kur Savaşları
Geçtiğimiz hafta Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega, küresel ihracat pazarlarının daraldığı bu dönemde rekabet gücünü artırmak isteyen hükümetler arasında küresel 'kur savaşı'nın başladığı konusunda uyarıda bulunmuştu. Bugünlerde birçok ülke merkez bankası, rekabet güçlerini artırmak amacıyla parasını ucuzlatmak üzere art arda piyasalara müdahalede bulunuyor. Kurun yüksek olması, küresel krizden çıkarken büyüme çabası içinde olan ülkelere, ihracattaki rekabet gücünü artırmak suretiyle destek sağlıyor. Kurlarının değerini güçlendirme çabasındaki ülkelerin sayısının giderek artması, birçok önlemin de tartışılmasına neden olmakta. Bizde ise güçlü TL, zayıf kurun tartışıldığı bugünlerde Türkiye açısından da bu gelişmeler dikkatle izlenmeli.
>>>>>
Takvim Gazetesi 30 Eylül 2010
Yumuşak Parasal Sıkılaştırma
2008'in 4. çeyreğinden itibaren başlayan küresel krizin yarattığı düşük talep şokları ile hızlı faiz indirim süreci başlamıştı. Ardı ardına gelen Merkez Bankası'nın piyasa müdahalesindeki temel amaç, likidite riskini yönetmekti. Başta TL ve döviz likiditesini destekleyici önlemler, azalan risk iştahına karşı bankacılık kesiminin kredi verme isteğinin devamını sağlamak içindi. O dönemde toplam talepteki gerileme ile enflasyonist baskının azalması, Merkez Bankası'nı piyasanın yüksek likidite ihtiyacını karşılamada daha da cesaretlendirdi. Hatta Merkez Bankası'nın çok sıklıkla başvurmadığı zorunlu karşılık oranlarını indirmesi ile bankalar işletmelere daha fazla düşük maliyetli fon imkanı sağladı. Yeni dönemde ise çok sert olmasa da parasal sıkışlaştırma dönemi başladı. >>>>>
Takvim Gazetesi 26 Eylül 2010
FED'in Kredibilite Sorunu Var
FED, yazımı yazarken henüz faiz kararını açıklamamıştı. Yeni faiz oranı Salı akşamı geç saatlerde açıklanacak. Piyasalar uzun zamandır ilk defa aynı yönde tahminlerde bulunmakta. Bankanın gösterge faizi yüzde 0-0.25 aralığında açıklayacağı beklenmekte. Beklenen faiz kararı gerçekleşirse, ABD ekonomisi için ne ifade ettiğine baktığımızda, bu haliyle nötr etkisi olacaktır. Başka bir ifadeyle, bir türlü beklentileri gerçekleşmeyen bir FED'in atacağı her adım artık tartışmalı hale gelmiş durumda. FED, Ağustos ayındaki yaptığı açıklamada bilanço büyüklüğünü korumak için tahvil almaya devam edeceğini ve sahip olduğu vadeleri dolan mortgage'a dayalı menkul kıymetlerden elde edeceği geliri uzun vadeli ABD tahvilleri satın almada kullanacağını açıklamıştı. Acaba FED'in yeni stratejisi ne olacak? >>>>>>
Takvim Gazetesi 21 Eylül 2010
Türk Bankaları Basel III'e Hazır!
Yeni kurallara göre bankaların, ellerinde tutması gereken sermayenin risk taşıyan varlıklara oranı yüzde 2'de yüzde 7'ye yükseldi. Bankalar sermaye oranlarını artırmak için 1 Ocak 2013 yılından itibaren altı yıl süreleri olacak. Böylece sermaye yapısını oluşturan unsurlar ise 2019 yılında tamamlanacak. Bu belirlenen takvimin ve taslağın nihai şekli Kasım ayında yapılacak G-20 zirvesinde netleşecek.>>>>> |